

Saç ekimi, saç dökülmesi sorunu ya da saç kaybı yaşayan kişilerde seyrelme ve kellik sorununa doğal ve kalıcı bir çözüm yoludur. Saç kökünün artık aktif olmadığı, saçsızlığın oluştuğu alanlara sağlıklı saç köklerinin mikro cerrahi yöntemlerle nakledilmesi işlemine saç ekimi adı verilmektedir. Saç ekiminde dökülen bölgeye, hastanın kendi sağlıklı saçları eklenmektedir. Saç ekimi tamamen kişiye özel planlanır ve uygulanır. Saç ekimi operasyonuyla hastanın genellikle ense bölgesindeki dökülmeye dirençli saç kökleri toplanır ve seyrelme olan ya da tamamen dökülmüş olan kısımlarda açılan kanallara ekilir. Amaç; baş bölgesinde ekim yapıldığı belli olmayacak doğallıkta, kalıcı bir şekilde saçlı görünüm kazandırmaktır. Saç ekim işlemi aslında küçük bir cerrahi operasyondur. Bu nedenle uzman ve bu konuda deneyimli doktorlar ve ekip tarafından hastane ortamında yapılması en güvenli yoldur. Saç ekimi uygulaması ile kişiye kendi saçları hiç dökülmemiş gibi kalıcı olarak kazandırılmaktadır. Saç ekiminde amacımız; kişiye modern tıbbi uygulamalarla konforlu bir şekilde doğal saçlı görünümü tekrar sağlamaktır.
Günümüzde 50 yaş üzeri erkeklerin neredeyse yüzde 50’si saç dökülme sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır. Dolayısıyla saç ekimi erkekler için en çok uygulanan kozmetik cerrahi olmaktadır. Saç kaybı, sadece erkeklere özgü bir durum değildir. Birçok kadın da saç kaybı ya da seyrekleşme sorunu yaşayabilmektedir.
Saç kaybının en önemli nedenlerinden biri genetik kodlanma özelliğidir; ancak ilerleyen yaş, travmatik yaralanmalar sonrası veya çeşitli tıbbi rahatsızlıklar sonucunda da oluşabilmektedir. Doktor kontrolü ile teşhisi konulduktan sonra donör saha da yeterli saç kökü olan tüm kişilere saç ekimi başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.
Sadece kafa derisi değil kaş, bıyık ya da sakal gibi vücutta kıl olan tüm bölgelerdeki kayıplarda da ekim yöntemi başarılı bir şekilde uygulanabilmektedir.
Uygulamada genellikle enseden alınan saç kökleri, hedeflenmiş saçsız bölgeye ekilmektedir. Alınan bu saç köklerine greft denilmektedir. Seyrek olarak bazı durumlarda kişinin ensesinde ya da şakak bölgesinde yeterli yoğunlukta sağlıklı saç bulunmamaktadır. Bu gibi durumlarda kişinin kolları ya da göğüs duvarı gibi kıl içeren başka bölgelerinden de saç kökü alınabilmektedir. Uygulama, saç kaybının miktarına bağlı olarak bir kaç saatte gerçekleşmektedir. Saçsız alan çok büyük ise tedavinin tamamlanması için bir kaç seans gerekebilmektedir.
Genellikle müdahale sedasyonla lokal anestezi altında yapılmaktadır. Saç ekiminden sonra baş kısmına özel bir bandaj uygulanmaktadır. Kişi 1-2 saat sonra taburcu edilmektedir. Çok az görülse de ağrı durumlarına karşı ağrı kesiciler ile kontrol sağlanmaktadır. Genellikle 3 günlük ev istirahatı sonrası baş kapalı olacak şekilde iş hayatına dönülebilmektedir. İlk pansuman 5. gün yapılmaktadır.
Saç ekimi işlemlerinde; iz bırakmayan FUE ya da ensede hafif bir iz bırakabilen yöntemleri başarıyla uygulanmaktadır. FUE yönteminde saç kökleri tek tek alınarak eksik olan bölgelere ekilirken, yönteminde enseden saç içeren bir deri hattı çıkarılmaktadır. Saç ekimi yapılacak kişinin, verici alan olarak kullanılmak üzere başarkası ve yan taraflarında sağlıklı saçları olmalıdır. Saç rengi, sertlik derecesi, dalgalı ve gür olması gibi diğer faktörler de yapılacak işlemin sonucunu etkilemektedir.
Hangi yöntemin tercih edileceğine saç ve kafa deri analizi sonrası kişinin de öncelikleri göz önünde tutularak birlikte karar verilmektedir. Çoğunlukla iz bırakmayan FUE yöntemi tercih edilse de, bazı durumlarda yönteminin de uygulanması gerekebilmektedir. Saç ekimi sadece kellik için değil seyrelmiş bölgelerde saç yoğunluğunu artırmak için de uygulanabilir.
Saç ekimi ciddi bir cerrahi uygulamadır. Saç ekimi risklerinin en aza indirilmesi için hastane ortamında yapılmasında gerekir. Bu konuda iyi bir eğitim almış ve deneyimli plastik cerrahlar tarafınca gerçekleştirilmesi en iyi sonuçların alınması açısında çok önemlidir. Operasyonda saç ekiminin başarılı olabilmesi için ekilen saç köklerinin yerleştirildikleri bölgede hızlı bir şekilde kanlanması yani “tutması” gerekmektedir. Doğru bir teknik uygulandığı takdirde saç ekiminin başarı oranı oldukça yüksektir. Doğal bir görünüm için saçların kel olan bölgelere doğru mesafede, doğru açıyla ve doğru yoğunlukta ekilmesi çok önem taşımaktadır.
Ekilen saçlar, ekim işlemini takip eden bir kaç hafta içerisinde dökülmektedir; ancak bu normal bir durumdur. Çünkü dökülen saçlar 3-4 ay sonra tekrar çıkacaktır. Bu geçici dökülme düzeldikten sonra ekilen saç kökleri karakterlerini korur ve dökülmez. Fakat aynı bölgedeki orijinal saçlar zaman içerisinde dökülmeye devam edebilir ve saç yoğunluğunun azalmasında bağlı olarak gelecekte yeni bir saç ekimi planlanabilir. Cerrahi sonrası saç kaybı ilerleyici olarak devam edebilir. Özellikle de yeni saç çizgisi bölgesinde doğal olmayan bir görünüm meydana gelirse ileri dönemde yine artı bir cerrahi girişim gerekebilir.
Her tıbbi girişim gibi saç ekimi de uygun koşullarda yapılmadığında bazı riskler taşıyabilmektedir. Ancak saç ekimi uygulaması, deneyimli bir plastik cerrah tarafından hastane ortamında gerçekleştirilirse komplikasyonlar çok nadir görülmektedir. Saç ekimi uzun süren bir uygulamadır ve kelliğin derecesine bağlı olarak 1-2 yıllık bir süreçte birkaç ekim gerekebilir. Çok nadir olsa da istenilen enfeksiyon ve belirgin yara izi gibi komplikasyonlar görülebilmektedir. Operasyon sonrası ağrı kesicilerle kontrol edilebilen ağrı, rahatsızlık hissi, bir miktar morarma ve şişme izlenebilir. Saç alınan ve ekilen bölgelerde 2-3 ay içerisinde kendiliğinden düzelen hissizlik oluşabilir.
Saç ekimi tıbbi bir işlemdir fakat estetik yanı daha ağırlıktadır. Hastanın donör sahası iyi değerlendirilip ekim yapılacak alanda ön saç çizgisi natürel belirlendiği takdirde kişinin imajına uygun tarz oluşturulabilir. Bu yanı ile tam bir estetik işlemdir.
Erkeklerde ve kadınlarda 19 -20’li yaşlardan itibaren çeşitli nedenlerle saç dökülme sorunu yaşamış saç ekimine engel fizyolojik hastalığı olmayan ve donör alanında yeteri kadar folikülü olan her yaştaki tüm bireylere saç ekim operasyonu yapılabilir.
Ekilen saçların doğal görünmesi için operasyonun konusunda uzmanlaşmış doktorlar ve uzmanlar tarafından yapılması gerekir. Doğru sağlık kuruluşunda deneyimli uzmanlar tarafından yapılan saç ekim operasyonlarında ekim yapıldığı belli olmayacak düzeyde doğallık sağlanabilir. Saç ekiminde uyguladığımız Safir ve DHI teknikleri ile saçlarda maksimum sıklığı hedeflemekteyiz. Ortalama bir insanın 1 cm karede 100 tane saç teli olmaktadır. Yeni tekniklerle biz 1 cm kareye 80 folikül yani saç teli sığdırabilmekteyiz. Hastanın hayalindeki görünüme en yakın sonuç elde edilmeye çalışılmaktadır. Bunu yaparken en başta alın çizgisi göz önünde bulundurulmaktadır.
Saç çizgisi kişiye özel anatomik bir hattır. Alın dokusunun bitip saç dokusunun başladığı alandan doğal saç sınırına göre belirlenir. Saç ekiminde en önemli nokta alın kasına dikkat edilmesidir. Alın kasına inilmeden, mimik kaslarına zarar verilmeden saç çizgisi istenildiği şekilde ayarlanabilmektedir. Geniş alınlı ya da saçlarının iki yanı çok boş olan kişilerde de alın çizgisine dokunulmadan saç hattı değiştirilebilmektedir. Hastanın yüz tipi, saç şekli, önceki saçlarının dökülme şekli ve alın kası, saçsız derinin durumuna göre istenilen şekil yapılabilmektedir. Hasta kendisine uygun olmayan bir saç tipi konusunda istekte bulunduysa, tıbbi zorunluluklar, yüzünün anatomik yapısı ve olası sonuçlarla ilgili bilgilendirme yapılır ve kendisine en uygun ön hat ve saç şekli belirlenir.
Ekilen saçlar, ekim işlemini takip eden bir kaç hafta içerisinde dökülmektedir; ancak bu normal bir durumdur. Çünkü dökülen saçlar 3-4 ay sonra tekrar çıkacaktır. Bu geçici dökülme düzeldikten sonra ekilen saç kökleri karakterlerini korur ve dökülmez. Fakat aynı bölgedeki orijinal saçlar zaman içerisinde dökülmeye devam edebilir ve saç yoğunluğunun azalmasında bağlı olarak gelecekte yeni bir saç ekimi planlanabilir. Cerrahi sonrası saç kaybı ilerleyici olarak devam edebilir. Özellikle de yeni saç çizgisi bölgesinde doğal olmayan bir görünüm meydana gelirse ileri dönemde yine artı bir cerrahi girişim gerekebilir.
Saç ekimi konusunda uzman doktorun belirlediği operasyon tarzına göre tıraşlı ya da tıraşsız ekim yapılabilir.
Öncelikle saçlı doku ve ekim yapılacak alan planlanır. Saçlı doku işlemin seyrine göre planlanarak tıraş edilir. Lokal anestezi uygulanır ve saç kökleri mikro cerrahi aletlerle tek tek toplanır.
Saçlanması istenen alana saçın çıkış yönü, saçın çıkış açısı ve yoğunluğu göz önünde bulundurularak kanallar açılır.
Alınan kökler titiz ve hassas bir çalışma ile bu kanallara tek tek yerleştirilir.
Tüm operasyon süresince amaç; operasyon sonrasında ekim yapıldığı belli olmayacak doğallıkta sağlıklı ve kalıcı saç görünümünü sağlamaktır.
Ortalama 6 ila 8 saatte operasyon tamamlanır.
‘’Folicular Unite Extraction ‘’ teriminin kısaca söylemidir. Dökülmemeye kodlanmış (non androjenik) saç köklerinin yoğun olduğu ense ve kulak üstü bölgesinden kesme ve dikiş izi olmadan folliculer ünitelerin kişiye özel micro cerrahi aletlerle tek tek çıkarıldığı ve saçsız alanlara aynı gün nakledildiği yöntemdir. Lokal anestezi ya da hastanın talebine göre sedasyonla ( hiçbir ağrı acı hissetmeden ) yapılabilir.
Günümüzde FUE yöntemi innovatif, modern yaklaşımlarla farklı tarzlarda uygulanabilmektedir.
Kıl kökleri tek tek ve kisiye özel mikro cerrahi aletlerle alındığı için operasyon sonrası 2-3 günde iyileşme tamamlanacak ve hiçbir iz kalmayacaktır .
Donör sahanızdan ekim yapılacak alanın ihtiyacına göre maksimum sac kötü transfer edilebilir.
Saç köklerinin dökülmemeye kodlanmış (non androjenik) tüm alanı homojen ve orantılı kök alınarak kullanılmaktadır. Böylece gelecek yıllarda donör sahanın tekrar kullanılması mümkün olur. Devam eden yıllar içerisinde kişinin ihtiyacı ve beklentisine göre yine aynı yöntemle ikinci veya üçüncü seans sac ekim operasyonları da yapılabilmektedir.
Memorial Saç Ekimi Merkezlerinde Safir kalemi ve DHI kalemi olmak üzere iki yöntem kullanılmaktadır. Bunlar ekme yöntemleridir. Her ikisinde de kök toplama yöntemi FUE adı verilen yöntemdir. Yani FUE başlı başına bir saç ekim yöntemi değil, kök toplama yöntemidir. FUE yönteminde kökler mikromotorlar aracılığıyla donör alanından teker teker alınmaktadır. Saç ekimi yöntemleri olarak ise Safir ve DHI kullanılmaktadır. Kökler alındıktan sonra DHI yöntemi tercih edilecekse DHI kalemleriyle saçlar deriye nakledilmektedir. Safir kullanacak ise önce safir kalemleriyle köklerin yerleştirileceği yerlere kanallar açılmakta, sonra alınan kökler kanallara yerleştirilmektedir. FUE bir kök alım yöntemidir. Ekim yöntemi olarak ise DHI ve safir kullanılmaktadır.
FUE yönteminde kökler teker teker alınır. Donör alanı minimum travmatize edilmektedir. Yara izi kalmaz. Sosyal hayata dönüş kısadır. Güvenli bir yöntemdir. Gerekli koşulları sağlayan kadın erkek her hastada uygulanabilmektedir. Küçük yaşta oluşan yara izi, yanık gibi bölgelere rahatlıkla uygulanabilir. Herhangi bir yaş sınırı yoktur ancak kalp rahatsızlıkları gibi bazı kronik hastalıkların varlığında hastanın doktorundan saç ekimi izni alması gerekmektedir.
FUE yöntemi minör bir cerrahi işlem olduğu için basit bir diş tedavisi işlemiyle aynı riskleri barındırmaktadır. Enfeksiyon gibi, nekroz gibi riskler nedeniyle steril hastane ortamında yapılması önemlidir.
İşlemin ardından 2 gün sonra hastalar ilk yıkama ve pansuman için merkeze gelmektedir. İşlemden sonra ilk 2 gün dinlenmeleri önerilir. 2. gün bandajlar çıkarılır ve ilk yıkama yapılır. Bunun ardından günlük yaşama dönülebilmektedir. İlk yıkamadan son yıkmaya kadar yani 7-10 günlük bir süreçte saçlarda ekim yapıldığı belli olmaktadır. Kabuklanmalar görülmektedir. Son yıkamanın ardından ekim belirtileri tamamen ortadan kalkmış olur. Ardından saçların uzaması beklenir.
CHOI (DHI) SAÇ EKİMİ SAFİR SAÇ EKİMİ AĞRISIZ (İĞNESİZ) SAÇ EKİMİ TIRAŞSIZ SAÇ EKİMİ DONÖR BÖLGE KADINLARDA SAÇ EKİMİ KIVIRCIK SAÇLARDA / SİYAHİLERDE SAÇ EKİMİ SAÇ EKİMİ HAKKINDA EN ÇOK MERAK EDİLENLER